YHVh Elohim Nedir? Bir Arayışın İçsel Yolculuğu
Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarında, üzerimdeki t-shirtün terle ıslanmış olduğunu hissediyorum. Bir şeylere takılıyorum. Hem düşüncelerim, hem de o kadar kalabalık olan bu şehirde, bazen yalnız hissettiğim ruh halim… Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, her adımda bir şeyler kayboluyor gibi hissediyorum. Hani insan bazen bir kelimeyi, bir ismi, bir anlamı bulmaya çalışır, ama ne kadar çabalarsa çabalasın o anlam hep uzak kalır. Bu arayışta belki de YHVh Elohim’i anlamak, bir cevap bulmak da bu kaybolan şeyleri aramak gibi. Ama bunun içinde bir hikâye var. Bir yolculuk, bir içsel savaş… Her şeyin başlangıcı gibi, her şeyin bir sonu gibi.
Bir Yıldızın Altında
Geceyi seviyorum. Kayseri’nin dar ve derin sokaklarına bakan bir çatı katından baktığımda, her şey daha anlamlı oluyor. İşte tam o anda, o yıldızlardan birinin altında, YHVh Elohim’le ilgili düşündüğümde buluyorum kendimi. Geceyi ve gökyüzünü izlerken, hayatımda ilk kez fark ettiğim bir şey oldu: Bu isim, bu kelime ne kadar uzak, ama bir o kadar da yakın.
YHVh Elohim… Bu kelimenin kulağımda yankılanışı, nedenini ve anlamını düşündükçe zihnimde bir çok şeyin uçuştuğunu hissediyorum. Şu an ne olduğunu tam olarak çözemedim, ama içimde bir şeylerin kıpırdadığını hissediyorum. İlk başta, sadece bir kelime gibi gelmişti. Ama her geçen dakikada, derinleşen bir anlamla daha fazla buluşuyorum.
Biraz daha derinleşmek için kendimi geçmişe doğru çekiyorum. Geçen yıl, bir gün sabah namazında duymuştum ilk kez YHVh Elohim’i. O sabah, güne yeni bir anlam yüklemek istemiştim. Ama bir türlü içimdeki o boşluğu dolduramıyordum. Hızlıca bir araştırma yapıp, bu ismin Tanrı’yı temsil ettiğini, özellikle Eski Ahit’te geçen bir kelime olduğunu öğrendim. Ama bu kelimeyi anlamak, sabah namazındaki duyguyla yüzleşmek, her şeyin ötesindeydi.
O sabah namazı… Bir yanda nefesimle senkronize olamayan kalbim, diğer yanda YHVh Elohim’in derinliği arasında sıkışmış hissettim kendimi. Hani bir an için ne yapacağımı bilemediğim o karmaşa vardı. Yüzleşmeye hazır değildim. Zihnime kazınan o kelime, bana hem çok büyük bir sorumluluk, hem de bir anlam boşluğu gibi gelmişti. YHVh Elohim, Tanrı’nın gücünün ve büyüklüğünün adeta sembolüydü; ama bir o kadar da “büyük” ve “uzak”tı.
Bir Gün Kaybolan Sorular
O gün sabah namazındaki ruh halim, uzun süre içimde kalmıştı. Kayseri’nin sakin sabahlarında, dükkanlar henüz açılmadan sokaklarda yürürken, aklımda hala YHVh Elohim vardı. Bir gün sonra, ya da bir hafta sonra, her şeyin anlamını biraz daha fazla çözebilirmişim gibi hissettim. Ama kelimenin bende uyandırdığı o boşluk, aslında bir çıkmaz yol gibiydi. Sorularım arttı, cevaplarım azaldı.
YHVh Elohim, Tanrı’nın varlığını ve kudretini simgeleyen bir sözcük, ama bana ne ifade ediyordu? Gerçekten Tanrı’yı hissedebiliyor muyum? Onun bir parçası olabiliyor muyum? Bütün bu sorular, zihnimi tıkadı. O kadar çok soru vardı ki, her biri, diğerini bastırıyordu. Anlam arayışı… Bu kelimeyi doğru anladım mı? Yoksa sadece bir sembol müydü? Tüm bunlar beni sıkıştırıyor, ama bir yandan da cevapları bulma umudumu canlı tutuyordu.
Bir sabah, o soruları düşünürken, kaybolmuş bir insan gibi hissediyordum. YHVh Elohim’i anlamak mı, yoksa anlamamayı kabul etmek mi? Bazen insan, bir şeyin eksikliğini fark ettiğinde onu aramaya başlar. Ama bazen de o eksiklik, hayatın doğal bir parçasıdır. Belki de YHVh Elohim’i anlayamamaktı bu eksikliği kabul etmek.
YHVh Elohim ve İçsel Bütünlük
Bir hafta sonra, sabah namazını kılarken, içimde YHVh Elohim’i anlama arzusu tekrar canlandı. O an, daha önce duymadığım bir şekilde, kelimenin anlamını hissettim. Tanrı’yı, gücü ve kudretiyle değil, sevgi ve şefkatiyle anlamaya başladım. Kayseri’nin sabah güneşi, gözlerimi yakıyordu ama bu sefer ne bir boşluk vardı ne de kaybolmuş bir anlam. İçimde bir şey yerini buldu gibi hissediyordum. YHVh Elohim, sadece kudretin değil, aynı zamanda bir insanın kalbindeki derinliğin de simgesiydi.
Hemen hemen her gün, Kayseri’de yürürken, o kalabalıklarda, o gürültüde, YHVh Elohim’i hatırladım. Herkesin bir koşuşturmacası vardı, her şey her an değişiyordu. Ama ben, o anlarda, bir şeyin sabit olduğunu fark ettim. YHVh Elohim, Tanrı’nın varlığı, gücü ve sevgisi, evrendeki her şeyin özüdür. Ve belki de bu kelimenin taşıdığı anlam, bu kadar karmaşık değildi. İçsel bir huzur bulmuş gibiyim. Bazen bir şeyin anlamını bulmak, onu sadece hissetmekle de mümkün olabilir. Tıpkı Kayseri’nin sabah ışığında, şehrin gürültüsünde, içinde yaşadığım bu kalabalıkta huzur bulmak gibi.
Bir Anlam Arayışı ve Kabul
Şimdi, geriye dönüp bakınca, YHVh Elohim’e dair hislerim de daha netleşiyor. O günkü boşluk, o karmaşa, belki de bu kelimenin bana dair bir anlamı hala şekilleniyordu. Bunu kabul etmek gerek. YHVh Elohim, ne kadar büyük ve soyut bir anlam taşısa da, aslında içimdeki anlamla bir bütünlük kurabiliyor. Bir insanın anlam arayışı, aslında içsel bir yolculuktur. Tanrı’yı, YHVh Elohim’in sunduğu bir simgeyle değil, içsel huzurumuzla anlamalıyız.
Bunu anlatırken, içimdeki o duygulara yabancı kalmıyorum. O sabah namazındaki kararsızlık, o kaybolan sorular, hepsi geride kaldı. Şimdi Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarında, YHVh Elohim’in anlamını gerçekten hissedebiliyorum. Belki de her şeyin cevabı, arayışta değil, o arayışa duyduğumuz inançta gizlidir.