Vücutta Hareket Kısıtlılığı Neden Olur?
Bir sabah gözlerini açtığında, yataktan kalkmak için kıpırdamaya çalışıyorsun ama vücudun “Yok, kardeşim, seninle işim yok” diyor. İlk başta şaka gibi geliyor, ama sonra fark ediyorsun ki, bütün kasların bir şekilde seninle savaş halinde. Evet, vücutta hareket kısıtlılığına sebep olan şeylerin tam olarak ne olduğunu düşündüğümde, kendi başıma gelen komik ama bir o kadar acılı anlar aklıma geliyor. İzmir’de yaşıyorum, sürekli deniz kenarında koşup spor yapmaya çalışıyorum ama bir bakıyorum ki, vücudum buna pek de uygun değilmiş. Hadi gelin, birlikte hem eğlenelim hem de vücudumuzdaki o hareket kısıtlılıklarının nedenlerini keşfedelim.
Birinci Sebep: Kas Sıkışması ve O Hani “Ne Oluyor Bunu Buldum” Anları
İç sesim: “Yani şimdi, bu hareket kısıtlılığı sadece ben de mi oluyor, yoksa bu, her insana ait bir şey mi?”
Evet, kas sıkışması… Bu, günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız ama kimsenin kabullenmek istemediği bir durum. İşin komik kısmı, kas sıkışmasının genellikle, gereksiz yere yaptığın abuk sabuk hareketlerden sonra ortaya çıkmasıdır. Misal, geçen gün spor salonunda ‘bugün biraz farklı bir şey yapayım’ dedim. İki hafta önce her yerimi ağrıtan o eski hareketleri yapmayı bırakıp, birden hareketli yoga yapmaya başladım. Geriye doğru eğilip bükülürken, tam o an bir kasım “Buna da ‘tamam’ diyor muyuz?” dedi ve ben yere düşmedim diye şükrettim.
Kas sıkışması, en basit haliyle, vücudun bir noktada aşırı gerilmesi ve bir kasın çalışamaması durumudur. Özellikle spor yapmayan, birden fazla yeni hareket deneyen kişilerde sıkça görülür. Kasın esnemediği anlarda, gerilme durumu yaşanır ve işte o an vücudun hareketi kısıtlanmış olur. Kısacası, kaslar bir süre sana “Sen beni test etme, ben seni test ederim” mesajı verir. O yüzden, kasları zorlamadan hareket etmek her zaman daha iyi.
İkinci Sebep: Yorgunluk ve Bedenin “Hadi, Bugünlük İzinli” Dediği Anlar
Geçen gün, bir arkadaşım bana dedi ki: “Yahu, seni bazen öyle bir yorgun görüyordum ki, tek ihtiyacın olan şey bir kahve değil, tüm dünyadan izole bir tatil.” Haklıydı, ama o an da anlamadım tabii. Birkaç hafta boyunca sürekli koşturmaca, hiç durmadan işlere yetişme derken, bir sabah uyanıp da “Uff, bu vücut niye böyle bir hal aldı?” dedim. Meğer yorgunluk, sadece kaslarımı değil, bütün vücudumu etkilemiş.
Yorgunluk, vücutta hareket kısıtlılığına yol açan en büyük sebeplerden biridir. Bazen öyle bir noktaya geliyorsun ki, yataktan kalkacak enerjin kalmıyor. Uykusuzluk ya da fazla stres de bunun başlıca sebepleri. Kısacası, beden bir süre sonra seninle ‘Ben artık çalışma hakkımı kullandım, şimdilik hareketsizim’ diyor. Geriye sadece birkaç saat süren dinlenme ve bolca su içme kalıyor.
Bir arkadaşım: “Ya ama her sabah kalkıp spor yapmayı ne zaman bırakıp ‘Bugün gerçekten gitmem lazım’ dedin?”
Ben: “Tamam, bu sorunun yanıtı çok karışık, ama seni tanıyorsam cevap şu: ‘Bugün içimden gelmedi, arkadaşlar bir başka zaman’.”
Yorgunluk da böyle bir şey, seni her an yakalayabiliyor.
Üçüncü Sebep: Kötü Durum ve Omurga Krizleri
Bir zamanlar sürekli bilgisayar başında saatlerce çalışan bir insandım. Yani şunu söylemek istiyorum: Herkes sırt ağrısını en az bir kere yaşamıştır. Ama öyle bir noktaya geldim ki, bilgisayar başında o kadar uzun süre oturuyordum ki, bir gün ayağa kalkıp yürümek istedim ve vücudum bana “Hayır, bugün ben seni taşımıyorum” dedi. Belki de yanlış duruşlar ve uzun süreli hareketsizlik yüzünden sırt kaslarım sıkıştı. Şimdi, sırt ağrısının ne olduğunu bilen herkes bilir: Hızla hareket edemezsin, eğilemezsin, belini bükemezsin… Yani gerçekten, o an hayat sana çok zor gözükür.
Sırt ağrısı ya da omurga sorunları, genellikle kötü duruş alışkanlıklarından ya da hareketsizlikten kaynaklanır. Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, eklemlerinde ve kaslarında kısıtlamaya yol açar. Yani bilgisayar başında yanlış oturursan, seni bekleyen sonuçlardan biri bu tür hareket kısıtlılıkları olabilir. Beden, sabırlı olmaz, hemen haber verir!
İç sesim: “Yani şu an bir tane yoga yapman lazım ama kesin ‘Çok işim var’ diyeceksin, değil mi?”
Ben: “Evet, işte yine ben… İş yaparken fiziksel rahatlama bu kadar zor olur!”
Dördüncü Sebep: Yaşla Birlikte Gelen Yavaşlama
Yine mi ben? Evet, kabul ediyorum; zamanla birlikte yaşanan fiziksel yavaşlama da hareket kısıtlılığının sebeplerindendir. Yaş ilerledikçe, vücut daha az esnek hale gelir. Gençken, sabahları yataktan fırlayıp hiçbir şey hissetmeden işine devam edebilirdin. Ama yaş biraz daha büyüdükçe, vücudun “Yavaş yavaş, önce kahve, sonra işler” diyor.
Yaşla birlikte, kaslar ve eklemler daha az esnek hale gelir. Bu da hareketlerin kısıtlanmasına sebep olabilir. Yaşın ilerlemesi, vücudu “Hadi, artık eski hızda gitmek yok” seviyesine getirir.
Sonuç Olarak: Hareket Kısıtlılığına Dair Son Sözler
Vücutta hareket kısıtlılığının sebepleri oldukça çeşitlidir. Kimisi kas sıkışması, kimisi yorgunluk, kimisi yanlış duruş alışkanlıkları, kimisi ise yaşla gelen yavaşlamadır. Ama hepsinin ortak bir noktası var: Bedeni dinlemek. Çoğu zaman bedeni anlamıyoruz, ama dinlendiğinde, doğru hareket ettiğinde ve doğru şekilde çalıştırıldığında vücut bize her zaman karşılık verir. Eğer “Bedenimle barış yapmalıyım” dedikten sonra, kendinize biraz zaman ayırır ve onu doğru şekilde kullanırsanız, hareket kısıtlılığını ortadan kaldırabilirsiniz.