Abu TV Nerede?
Bugün kendimi bir garip hissettim. Hani bazen bir soru aklına düşer de onu bir türlü kafandan atamazsın, sonra o soru seni deli eder mi eder. İşte tam olarak böyle bir şey. “Abu TV nerede?” sorusu, günümü mahvetti, arkadaşlarım beni delirtti, ya da belki de ben kendimi deli ettim, kim bilir.
Evet, normalde bir akşam keyfi yaparken şehrin en bilindik kahvesinde arkadaşlarımla takılıyordum. Tabii, benim gibi her şeyi fazla düşünen birinin de halinden gayet memnun olmadığını söyleyebilirim. Herkesin keyfi yerindeydi, muhabbet sıcaktı. Ama bir anda, derin bir boşluktan, büyük bir soru kafama düştü: Abu TV nerede?
Bir Şehir Efsanesi: Abu TV
Gerçekten de bir şehir efsanesine dönüşmüş gibi. Ne zaman birisi “Abu TV” desek, herkesin gözünde bir ışık yanıyor. Kimi zaman “Abu TV!” diyenin ses tonunda bir heyecan duyarım, kimi zaman ise sanki “Abi, o sadece bir yalan” dedikleri bir hissiyatla karşılaşırım. Neyse, her ne olursa olsun, soru kafamda bir türlü şekil bulmaz.
– “Hadi ya, bu kadar bilememen komik, çok belli oldum şu an.” İç sesim sesini yükseltmeye başlar.
Ama yok, pes etmek yok. Eğer “Abu TV nerede?” diye bir şey soruluyorsa, burada bir şeyler var. Belki de bu bir sır, kimseye anlatılmak istenmeyen bir gizem, bir tür özel kulüp. Birden fazla kişi “Abu TV”yi bahsetse de, hiç kimse gerçekten yerini söylemiyor. Ama herkes oraya gitmiş gibi davranıyor.
Arkadaşlarla Sohbet: Cevapsız Sorular
Daha önce de bahsetmiştim, arkadaş çevremde sürekli şakalar yapan, her olayı espriye döken bir adamım. Ama bir yere kadar… İşte, Abu TV hakkında konuşurken gerçekten amacım şaka değildi. Hem ne şaka, hem de ne kadar önemli bir soru! O kadar komik bir noktaya geldim ki, bulamadan geçirmemeye karar verdim.
– “Ya, ciddi misin? Bir ara gidelim mi?” dedim, ciddiye almadıklarını görünce.
İçimde daha da büyüyen bir “abi, bu soru işte bana dert oldu” hissi başladı. Bunu sadece ben hissediyorum. “Bir yere gidelim, ama nereye?” sorusu gibi. Ve bu da diğer soru: Abu TV nerede?
Karşılıklı Espriler, Ama Ciddiyet de Var
– “Ya şimdi biriniz Abu TV diyorsunuz ama burası neresi? Bizim mahallede bir tane dönerci var, gitsek mi?” diye sordum.
Herkes güldü tabii. Ne de olsa ben oradaki sıradan komedyenim. Herkesin moral kaynağıyım, ama kimse de bana ciddi bir cevap vermiyor.
– “Ağzını yerim ya, bu kadar gülünecek bir şey yok!” diye mırıldandım içimden.
Ama o an fark ettim ki, evet, belki de haklıydılar. Abu TV diye bir şey yoktu, belki de vardır ama herkes sadece orada olmak üzerine konuşuyor, “oraya gitmek” ama hiç kimse gitmemişti.
Ve Benim Anlamadığım Şey
Herkes “Abu TV”yi o kadar çok biliyor ki, ben buraya yazı yazarken “Abu TV nerede?” sorusunu hala çözemedim. Hani, bir deli rüya gibi. Düşünsene, bir soru var, ama yanıtı yok. Kimse net bir şey demiyor. Ve ben de bu bilmeceyi çözmek için devam ediyorum, tüm insanları boşuna güldürerek, sırf gerçek bir cevap almak için.
Her ne kadar Abu TV hakkında ne olduğunu çözmeye çalışsam da, bu kesinlikle bir şehir efsanesi. Ancak en başta dediğim gibi, Abu TV nerede sorusu, bana hayatımı sorgulatacak kadar derin bir soru.
– “Ya, belki de biz aslında kendimizde değilizdir. Burası Abu TV olabilir mi?” diye kafama takıldı.
Sonuçta Ne Anladık?
Evet, Abu TV bir efsane, her şeyin arkasındaki bir gizem ve sonunda sadece kafama takılıp, cevabını bulamayarak hayatımda nereye gitmem gerektiğini yeniden sorgulatan bir şey. Kimse gerçekten bu kadar dertlenmiyor, ama bir şekilde, bu tür boş soruların hayatı çok farklı şekilde görmek için faydalı olduğunu düşünüyorum. Yani belki de Abu TV yoktur, ama sormak, merak etmek bile bir yere varmak gibidir.
O yüzden bir dahaki sefere bir arkadaşım “Abu TV nerede?” derse, belki de ben de “Bilmem, senin hayatında” diye cevap vereceğim.